İMAN,İSLAM,KURAN,SÜNNET,NAMAZ,MUSTAFA KAPLAN,BURHAN BOZGEYİK,DİN: Sarık

1 Ağustos 2007 Çarşamba

Sarık

Günümüzde dini mevzular için biraz amiyane "ağzı olan konuşuyor" sözü çok uygun düşüyor. "Bu dinde yoktur" "böyle hadis yoktur" "dinimizce şu şöyledir" "dinimizce böyle olacağını sanmıyorum" ve benzeri pek çok sözleri pek çok kimseden duyuyoruz. Halbuki müslümanlar olarak en çok hassas olmamız gereken mevzu dini mevzular olmalıdır. Hz. Muaz (ra) Peygamberimiz asv'dan nasihat isteyince "şuna dikkat et" diyerek diline işaret etmiş, Muaz'ın "Ya ResulALLAH! Konuştuklarımızdan mesul muyuz? Sorusuna da "anan seni kaybetsin! İnsanları yüzükoyun cehenneme düşüren bu dilleridir" demişti. (Tirmizi: c.5.s.11)İşte günümüzde bilip bilmeyen herkesin konuştuğu mevzulardan biri de "sarık" mevzuudur. Bazıları sarıkla ilgili hiçbir hadis olmadığını söylerken, bazıları da sarıkla ilgili bazı hadislere dillerini uzatıyorlar. Bu yazımızda sarıkla ilgili hadisleri ele alacağız. Birazcık siyer ve hadis ilmine ıttılaı olan peygamberimizin sarık sardığına itiraz etmez. İtiraz eden cehaletinden eder. Peygamberimizin ahir zamanda geleceğini haber veren eski kutsal kitaplarda bile ondan "Sahibüt Tac" diye bahsedilir [1]. Tacdan kasıt "sarık"tır. Peygamberimizin krallar gibi taç takmadığı, ama sarık sardığı herkesin malumudur. Pek çok hadis kitabında "El-Amame" "El-Amaim" ismiyle sarıklardan bahsedildiği gibi, yine pek çok hadis kitabında müstakil "El-Amaim" yani "sarıklar" isimli bablar (konu başlıkları) da vardır. Bir iki misal verelim: Buhari: Kitabül Libas. Bab 14. El- Amaim. Sünen-i Ebu Davud: kitabül Libas. Bab 21. El- Amaim. <******>Sünen-i Tirmizi. Libas. Bab 42. El- Amaim alel Kalanis. Bu hususta bazı hadisleri de kaydedelim: Tabinden Ebu Abdusselam şöyle dedi: İbn Ömer (ra)den "Nebi (sav) nasıl sarık sarardı" diye sordum. İbn Ömer şöyle dedi: Başına sarığı sarar, ona bir kuyruk yapar ve sonra arkasından sarkıtırdı. Beyhaki, Şuabu İman.c.5.s.174 Cabir (ra) şöyle demiştir: Resulullah asv Mekke fethedildiği gün Mekke'ye başında siyah sarık olduğu halde girdi. Nesei.c.8.s.211, İbn Mace.c.2.s.942 Amr b. Haris şöyle demiştir: "Peygamber asv'ın üzerinde harkani bir sarık gördüm."Nesei.c.8.s.211Ebu Ümame (ra) şöyle demiştir: Resulullah sav bir vali tayin ettiğinde ona mutlaka sarık sarar ve sarığı sağ kulağı tarafından sarkıtırdı. Mecmauz-Zevaid. (Taberani'den naklen).c.5.s.120 Tabiinden Nafi "İbn Ömer sarık sarar ve sarığın kuyruğunu iki omzu arasına bırakırdı" demiştir. Ravilerden Ubeydullah şöyle dedi: "Şeyhlerimiz (tabiinin büyükleri) bize peygamber asv'ın ashabının sarık sardıklarını ve sarığın ucunu iki omuzları arasına bıraktıklarını (çokça) gördüklerini rivayet ettiler." Musannef ibn ebi şeybe.c.5.s.180 Ubade (ra) Peygamber asv'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Sarık sarınız! Çünkü o meleklerin nişanı, alametidir. (sarığı sardıktan sonra) arkanızdan sarkıtınız. Beyhaki. Şuabu iman.5-176Bedir savaşında beş bin melek peygamberimiz ve sahabelerin imdadına gelmişti. Gelen meleklerin hepsi sarıklı idi. "Rabbiniz, alametli beş bin melekle size yardım edecektir [2]" ayetindeki "Müsevvimin" "alametli, nişanlı" kelimesinin "sarıklı" manasında olduğu tefsirlerde beyan edilmiştir [3] . ALLAH'ın peygamberine yardıma gönderdiği meleklerin sarıklı olması, sarığın ALLAH katında makbul ve razı olunan bir kisve olduğuna işarettir. (Bazı müfessirler onların bizzat ALLAH tarafından sarıkla nişanlandırılmış, alametlendirilmiş olduklarını söylerler.) ",1] ); //--> Sünen-i Tirmizi. Libas. Bab 42. El- Amaim alel Kalanis. Bu hususta bazı hadisleri de kaydedelim: Tabinden Ebu Abdusselam şöyle dedi: İbn Ömer (ra)den "Nebi (sav) nasıl sarık sarardı" diye sordum. İbn Ömer şöyle dedi: Başına sarığı sarar, ona bir kuyruk yapar ve sonra arkasından sarkıtırdı. Beyhaki, Şuabu İman.c.5.s.174 Cabir (ra) şöyle demiştir: Resulullah asv Mekke fethedildiği gün Mekke'ye başında siyah sarık olduğu halde girdi. Nesei.c.8.s.211, İbn Mace.c.2.s.942 Amr b. Haris şöyle demiştir: "Peygamber asv'ın üzerinde harkani bir sarık gördüm."Nesei.c.8.s.211Ebu Ümame (ra) şöyle demiştir: Resulullah sav bir vali tayin ettiğinde ona mutlaka sarık sarar ve sarığı sağ kulağı tarafından sarkıtırdı. Mecmauz-Zevaid. (Taberani'den naklen).c.5.s.120 Tabiinden Nafi "İbn Ömer sarık sarar ve sarığın kuyruğunu iki omzu arasına bırakırdı" demiştir. Ravilerden Ubeydullah şöyle dedi: "Şeyhlerimiz (tabiinin büyükleri) bize peygamber asv'ın ashabının sarık sardıklarını ve sarığın ucunu iki omuzları arasına bıraktıklarını (çokça) gördüklerini rivayet ettiler." Musannef ibn ebi şeybe.c.5.s.180 Ubade (ra) Peygamber asv'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Sarık sarınız! Çünkü o meleklerin nişanı, alametidir. (sarığı sardıktan sonra) arkanızdan sarkıtınız. Beyhaki. Şuabu iman.5-176Bedir savaşında beş bin melek peygamberimiz ve sahabelerin imdadına gelmişti. Gelen meleklerin hepsi sarıklı idi. "Rabbiniz, alametli beş bin melekle size yardım edecektir [2]" ayetindeki "Müsevvimin" "alametli, nişanlı" kelimesinin "sarıklı" manasında olduğu tefsirlerde beyan edilmiştir [3] . ALLAH'ın peygamberine yardıma gönderdiği meleklerin sarıklı olması, sarığın ALLAH katında makbul ve razı olunan bir kisve olduğuna işarettir. (Bazı müfessirler onların bizzat ALLAH tarafından sarıkla nişanlandırılmış, alametlendirilmiş olduklarını söylerler.) <******>Müşriklerle bizim aramızdaki farkPeygamberimiz asv hayatı boyunca müşriklere, ehli kitaba her hususta muhalefet etmiş, ümmetinin de muhalefet etmesini istemiştir. Bu hususta pek çok hadis ondan rivayet edilmiştir. Peygamberimizin ümmetinin diğer milletlere muhalefet etmesini istediği bir konu da "sarık"tır. Peygamber as şöyle buyurmuştur. Rükane (ra)den rivayet edildiğine göre peygamberimiz asv şöyle buyurmuştur: "Bizimle müşrikler arasındaki fark bizim külahlar üzerine sardığımız sarıklardır."(Tirmizi.C.4.S.247, Ebu Davud.C.2.S.452 , Hakim Müstedrek.C.3.S.511, Taberani. Mucemi Kebir.C.5.S.71, Müsnedi Ebu Yala.C.3.S.5, Beyhaki. Şuabu İman.C.5.S.175 [4])Ali (ra)den rivayet edilmiştir:Gadiri Hum günü resulullah asv bana sarık sardı ve ucunu arkama sarkıttı ve sonra şöyle dedi: " ALLAH Azze ve Celle beni Bedir ve Huneyn günü bu şekilde sarık sarmış meleklerle teyid etti. Muhakkak ki sarık küfür ile iman arasını ayırıcıdır."Müsnedi Tayalisi.C.1.S.23, Beyhaki. Süneni Kübra.C.14.S.10 Tabiinden Halid b. Ma'dan (ra)den rivayet edilmiştir: Nebi sav'e sadaka olarak elbiseler geldi. Onu sahabeleri arasında taksim etti ve şöyle dedi: " Sarık sarınız ve sizden önceki milletlere muhalefet ediniz." [5]Beyhaki. Şuabu iman.c.5.s.176 Halid b. Ma'dan ve Fudayl b. Fudale ALLAH resulü şöyle buyurdu demişlerdir: "ALLAH Azze ve Celle bu ümmete sarıklarla ve sancaklarla ikramda bulundu." Said b. Mansur.c.2.206s.Namaz Kılarken Sarık SarmakŞehrimizin Valisiyle veya başbakanla görüşeceğimiz zaman, onun yanına en güzel kıyafetimizle mi, yoksa pejmürde bir kıyafetle mi gideriz? Elbette en güzel kıyafetimizle gideriz. Böyle olduğuna göre Alemlerin sultanının huzuruna da temiz ve güzel elbiselerle çıkmamız gerekmez mi? Kur'anı Kerimde de Cenab-ı Hak kullarına namaz esnasında süslenmelerini "Ey Ademoğulları! Her namazda zinet(ler)inizi üzerinize alınız (güzel elbiselerinizi giyiniz)" [6]. ayetiyle emretmektedir. Peygamberimiz asv'da "ALLAH güzeldir güzeli sever" "ALLAH kendisi için süslenilmeye daha layıktır" [7] buyurmuştur. ",1] ); //--> Müşriklerle bizim aramızdaki farkPeygamberimiz asv hayatı boyunca müşriklere, ehli kitaba her hususta muhalefet etmiş, ümmetinin de muhalefet etmesini istemiştir. Bu hususta pek çok hadis ondan rivayet edilmiştir. Peygamberimizin ümmetinin diğer milletlere muhalefet etmesini istediği bir konu da "sarık"tır. Peygamber as şöyle buyurmuştur. Rükane (ra)den rivayet edildiğine göre peygamberimiz asv şöyle buyurmuştur: "Bizimle müşrikler arasındaki fark bizim külahlar üzerine sardığımız sarıklardır."(Tirmizi.C.4.S.247, Ebu Davud.C.2.S.452 , Hakim Müstedrek.C.3.S.511, Taberani. Mucemi Kebir.C.5.S.71, Müsnedi Ebu Yala.C.3.S.5, Beyhaki. Şuabu İman.C.5.S.175 [4])Ali (ra)den rivayet edilmiştir:Gadiri Hum günü resulullah asv bana sarık sardı ve ucunu arkama sarkıttı ve sonra şöyle dedi: " ALLAH Azze ve Celle beni Bedir ve Huneyn günü bu şekilde sarık sarmış meleklerle teyid etti. Muhakkak ki sarık küfür ile iman arasını ayırıcıdır."Müsnedi Tayalisi.C.1.S.23, Beyhaki. Süneni Kübra.C.14.S.10 Tabiinden Halid b. Ma'dan (ra)den rivayet edilmiştir: Nebi sav'e sadaka olarak elbiseler geldi. Onu sahabeleri arasında taksim etti ve şöyle dedi: " Sarık sarınız ve sizden önceki milletlere muhalefet ediniz." [5]Beyhaki. Şuabu iman.c.5.s.176 Halid b. Ma'dan ve Fudayl b. Fudale ALLAH resulü şöyle buyurdu demişlerdir: "ALLAH Azze ve Celle bu ümmete sarıklarla ve sancaklarla ikramda bulundu." Said b. Mansur.c.2.206s.Namaz Kılarken Sarık SarmakŞehrimizin Valisiyle veya başbakanla görüşeceğimiz zaman, onun yanına en güzel kıyafetimizle mi, yoksa pejmürde bir kıyafetle mi gideriz? Elbette en güzel kıyafetimizle gideriz. Böyle olduğuna göre Alemlerin sultanının huzuruna da temiz ve güzel elbiselerle çıkmamız gerekmez mi? Kur'anı Kerimde de Cenab-ı Hak kullarına namaz esnasında süslenmelerini "Ey Ademoğulları! Her namazda zinet(ler)inizi üzerinize alınız (güzel elbiselerinizi giyiniz)" [6]. ayetiyle emretmektedir. Peygamberimiz asv'da "ALLAH güzeldir güzeli sever" "ALLAH kendisi için süslenilmeye daha layıktır" [7] buyurmuştur. <******>İşte ALLAHın huzuruna çıkarken başımıza saracağımız sünnet olan sarıkta bizim ALLAHa karşı süsümüz ve güzelliğimizdir. Peygamberimizin İncil'de geçen bir isminin "Sahibü-t Taç" olduğunu yukarda zikretmiştik. Sarığın "taç" oluşu yalnızca peygamberimize değil, onun bütün ümmetine has bir özelliktir. Bir hadiste de "Sarıklar müslümanların tacıdır" denmiştir [8] . Taçlar hükümdarların süsü, sarık ise müminlerin süsüdür.Madem ALLAH namaz esnasında zinetlerimizle onun huzuruna çıkmamızı istiyor. Ve madem sarık müminin tacı, süsüdür, öyleyse namaz esnasında sarık sarmak da, ALLAHın rızasını üzerimize celbeder. Bu yüzden sarıkla kılınan namazın sevabı, sarıksız kılınan namazın sevabından daha fazladır. Cabir (ra)den rivayet edilmiştir: "Sarıkla kılınan iki rekat namaz sarıksız kılınan 70 rekat namazdan daha üstündür." Deylemi. Müsnedi Firdevs.c.2.s.265.hn.3233 (Başka bir rivayette şöyledir: "Sarıkla kılınan nafile veya farz bir namaz, sarıksız kılınan 25 namaza denktir. [9]")Alimlerden Münavi Cabir hadisini şerhederken: "Çünkü namaz hükümdarın huzurunda olmak (gibi)dir. Hükümdarın huzuruna süslenmeden girmek edebe muhaliftir" der. [10] Ahir zamanda sarıkPeygamberimizin mucizelerinden biri de gelecekten haber vermesidir. O kendi zamanında, sahabeler döneminde ve daha sonraları bilhassa ahir zamanla ilgili- pek çok gaybi şeyleri haber vermiş ve verdiği haberler aynen çıkmıştır. Mesela "Öyle bir zaman gelir ki, faiz yemeyen kalmaz. Yemese bile tozundan, buharından bulaşır" hadisi bunlardandır ve bu haber bu gün hakikat olmuştur. Bu haberin aynen tahakkuk etmesi, bu hadisin doğru olduğuna da bir emaredir. Sarıkla ilgili bazı hadisler nakledilmiş, fakat onlara zayıf denilmiştir. Halbuki tahakkuk etmeleriyle zaman onların doğruluğunu tasdik etmiştir. Aşağıda nakledeceğimiz hadisler işte bu vuku bulmalarıyla doğruluğu tahakkuk eden hadislerdir. ",1] ); //--> İşte ALLAHın huzuruna çıkarken başımıza saracağımız sünnet olan sarıkta bizim ALLAHa karşı süsümüz ve güzelliğimizdir. Peygamberimizin İncil'de geçen bir isminin "Sahibü-t Taç" olduğunu yukarda zikretmiştik. Sarığın "taç" oluşu yalnızca peygamberimize değil, onun bütün ümmetine has bir özelliktir. Bir hadiste de "Sarıklar müslümanların tacıdır" denmiştir [8] . Taçlar hükümdarların süsü, sarık ise müminlerin süsüdür.Madem ALLAH namaz esnasında zinetlerimizle onun huzuruna çıkmamızı istiyor. Ve madem sarık müminin tacı, süsüdür, öyleyse namaz esnasında sarık sarmak da, ALLAHın rızasını üzerimize celbeder. Bu yüzden sarıkla kılınan namazın sevabı, sarıksız kılınan namazın sevabından daha fazladır. Cabir (ra)den rivayet edilmiştir: "Sarıkla kılınan iki rekat namaz sarıksız kılınan 70 rekat namazdan daha üstündür." Deylemi. Müsnedi Firdevs.c.2.s.265.hn.3233 (Başka bir rivayette şöyledir: "Sarıkla kılınan nafile veya farz bir namaz, sarıksız kılınan 25 namaza denktir. [9]")Alimlerden Münavi Cabir hadisini şerhederken: "Çünkü namaz hükümdarın huzurunda olmak (gibi)dir. Hükümdarın huzuruna süslenmeden girmek edebe muhaliftir" der. [10] Ahir zamanda sarıkPeygamberimizin mucizelerinden biri de gelecekten haber vermesidir. O kendi zamanında, sahabeler döneminde ve daha sonraları bilhassa ahir zamanla ilgili- pek çok gaybi şeyleri haber vermiş ve verdiği haberler aynen çıkmıştır. Mesela "Öyle bir zaman gelir ki, faiz yemeyen kalmaz. Yemese bile tozundan, buharından bulaşır" hadisi bunlardandır ve bu haber bu gün hakikat olmuştur. Bu haberin aynen tahakkuk etmesi, bu hadisin doğru olduğuna da bir emaredir. Sarıkla ilgili bazı hadisler nakledilmiş, fakat onlara zayıf denilmiştir. Halbuki tahakkuk etmeleriyle zaman onların doğruluğunu tasdik etmiştir. Aşağıda nakledeceğimiz hadisler işte bu vuku bulmalarıyla doğruluğu tahakkuk eden hadislerdir. <******> İbn Abbas (ra)den rivayet edilmiştir:"Sarıklar mümin için vakar, Araplar için izzettir. Araplar sarıklarını bıraktıkları zaman izzetlerini de bırakmış olurlar." Deylemi. C.3.s.88.hn . 4247Bu gün Araplar umumiyetle sarık sarmazlar ve dünya üzerinde bir izzetleri ağırlıkları da yoktur. Bu yönüyle bu hadis tahakkuk etmiştir diyebiliriz. Ebu Umame (ra)den rivayet edilmiştir: "Sarıkların bırakılıp, takkelerin giyilmesi kıyamet alametlerindendir." Deylemi. C.4.s.5. 6002Yezid b. Rukane (ra)den rivayet edilmiştir: "Ümmetim külahlar üzerine sarık sardığı müddetçe, fıtrat üzere olurlar." Deylemi c.5.s.93.hn.7569Sünneti ihya İmam Malik şöyle der: sarığın terk edilmemesi gerekir. Ben henüz yüzümde kıl yokken sarık bağlamıştım. (..). Hatırlıyorum yüzümde hiç kıl tutamı yoktu, bizden hiçbir kimse Resulullahı sav iclal [saygı] gayesiyle mescide sarıksız girmiyordu. (Hz. Peygamber'in Yönetimi. c.2.s. 84. (Et-Teratib-ül İdariye). Kettani. İz yy.)--------------------------------------------------------------------------------[1] Ed-Dürrül Mensur.C.4.S.645(İbn Ebi Hatimden Naklen). (Hüccetullah Alel-Alemin. Beyhakiden Naklen.C.1.88)[2] Ali İmran: 125[3] Bkz. Ed-Dürrül Mensur.c.2.s.309-310[4] Her ne kadar bu hadis zayıf olmakla itham edilmişsede onu teyid eden başka hadisler onu zafiyetten kurtarır. Hem bazı alimlerce zayıf hadis çok zayıf olmamak şartıyla dinde hüccettir. Zayıf hadis mevzu hadis demek değildir. [5] Halid b. Ma'dan tabiinden olduğundan sahabeyi zikretmeyerek peygamberimizden rivayet ettiği için bu hadis munkatı daha doğrusu- mürseldir. Fakat hadisi rivayet eden zat güvenilir olduğu için bu tür hadislere itimat edilir denilmiştir. Bkz: Hadis Istılahları. (Mürsel hadis). Talat Koçyiğit. ",1] ); //--> İbn Abbas (ra)den rivayet edilmiştir:"Sarıklar mümin için vakar, Araplar için izzettir. Araplar sarıklarını bıraktıkları zaman izzetlerini de bırakmış olurlar." Deylemi. C.3.s.88.hn . 4247Bu gün Araplar umumiyetle sarık sarmazlar ve dünya üzerinde bir izzetleri ağırlıkları da yoktur. Bu yönüyle bu hadis tahakkuk etmiştir diyebiliriz. Ebu Umame (ra)den rivayet edilmiştir: "Sarıkların bırakılıp, takkelerin giyilmesi kıyamet alametlerindendir." Deylemi. C.4.s.5. 6002Yezid b. Rukane (ra)den rivayet edilmiştir: "Ümmetim külahlar üzerine sarık sardığı müddetçe, fıtrat üzere olurlar." Deylemi c.5.s.93.hn.7569Sünneti ihya İmam Malik şöyle der: sarığın terk edilmemesi gerekir. Ben henüz yüzümde kıl yokken sarık bağlamıştım. (..). Hatırlıyorum yüzümde hiç kıl tutamı yoktu, bizden hiçbir kimse Resulullahı sav iclal [saygı] gayesiyle mescide sarıksız girmiyordu. (Hz. Peygamber'in Yönetimi. c.2.s. 84. (Et-Teratib-ül İdariye). Kettani. İz yy.)--------------------------------------------------------------------------------[1] Ed-Dürrül Mensur.C.4.S.645(İbn Ebi Hatimden Naklen). (Hüccetullah Alel-Alemin. Beyhakiden Naklen.C.1.88)[2] Ali İmran: 125[3] Bkz. Ed-Dürrül Mensur.c.2.s.309-310[4] Her ne kadar bu hadis zayıf olmakla itham edilmişsede onu teyid eden başka hadisler onu zafiyetten kurtarır. Hem bazı alimlerce zayıf hadis çok zayıf olmamak şartıyla dinde hüccettir. Zayıf hadis mevzu hadis demek değildir. [5] Halid b. Ma'dan tabiinden olduğundan sahabeyi zikretmeyerek peygamberimizden rivayet ettiği için bu hadis munkatı daha doğrusu- mürseldir. Fakat hadisi rivayet eden zat güvenilir olduğu için bu tür hadislere itimat edilir denilmiştir. Bkz: Hadis Istılahları. (Mürsel hadis). Talat Koçyiğit. <******>[7] Ed-Dürrül Mensur. C.3.s.442. [8] Kenzül Ummal. C.15.s.307. hadis no: 41143. Bazı rivayetlerde "Sarıklar arapların tacıdır" denmiştir. Müsned-i Şihab.c.1.75, Beyhaki. Şuabu iman.5-175. Her ne kadar burada Araplar denmişse de, o dönemde Müslümanlar yalnızca Araplar olduğu için böyle söylenmiştir. Yukarda müşriklerin sarık sarmadığını zikretmiştik. Bu yüzden bu hadisi Müslüman Araplar olarak anlamamız mümkündür. VALLAHü A'lem. [9] Kenzül Ummal. C.15.s.306. hadis no:41139. İbn Asakir'den naklen. [10] Feyzül Kadir.c.4.s.37 KAYNAK:www.tevhidmesaji.tr.cc

Hiç yorum yok:

 
İslami Site